16/9/2008 - AŞK Kapatılmayan Uyku Horlaması...

Bir buz dağı gibi üstüme çöken, Elmaslar tenime batmadı mı sanıyorsun? ***** ***** ***** ****** ******* Sabahladım sevgilim. Sesini duymadan sabahladım. Özlerken bir üşüdüğümü anımsadım, birde yittiğimi. İlk tanıştığımız yeri hatırladın mı? Uzun bir bekleyişti, sonra sen geldin uzun yollardan. Yanıbaşımda gözlerin gözlerimi arıyordu. Ben siyahlara bürünen kırmızı başlıklı bir kızdım sen ise yorgunluk çökmüş gözlerinle halsizdin.Sustum sadece " iyiyim " diyebildim koluna girerken.Sonrası gidilen mekanlar , yenmiş yemekler ve içilen çaylar kaldı müzik eşliğinde. O zaman mavi gözlerine aşık olmuştum işte , memlekete kar yağarken. ***** ***** **** ***** Bir gri buluttu üstüme düşen , Tutsam ellerime yapışacaktı. Koy verdim gitti , en sakin zamanda Avuçlarımın içine yerleşiverdi. O sevdaydı , hasretti , şefkatti… Üçünü bulduğum muazzam bir fırtınaydı… Adı AŞK ‘tı. ***** ***** ***** ***** Memlekete kar yağarken almıştım ilk evlilik teklifini. Yüreğim üşümüştü ellerim boynuna sarıldığında. Beraber edinilen arkadaşlıklar , paylaşılan sohbetler oturtmuştu rayına ilişkiyi… Şimdi ne zaman ondokuzocakikibinsekiz ‘i düşünsem ellerimin terlediğini hissediyorum. Seni bir kez değil sayılamayan sayılar kadar seviyorum. Hayatıma renk verdiğin için , kaprislerimde çekilip yoklukları oynamadığın için , farklı düşüncelerde ortak payda çözümü bulup bana katlandığın için teşekkür ediyorum. AŞK , görülen fiziki yapı değilmiş , yürekmiş , beraber olduğunda alınan etkileşimin hiç bitmemesiymiş , elini tuttuğunda terlemekmiş utanarak. AŞK öyle bir şeymiş ki kapatılmadan uyunan uykuların tatlı horlamasıymış. Sevgiyle Kalın , Yüreğinizden Sıcak Gülümseme Eksik Olmasın. Arzum Günay –Elazığ (16Eylül2008 / Kadir Yılmaz ‘a)
|